Türkiye'nin bilişim devleri, bilişim sanayi kurulması, bu alanda istihdam ve ihracatın
artırılması için "Bilgi çağına uyum paketi' ismiyle bir rapor hazırladı. Aralarında Koç,
Sabancı, Microsoft, I-Bimsa, IBM, Cisco, Sentim gibi 120 bilişim devinin üye olduğu Bilgi
işlem Hizmetleri Derneği (TÜBİSAD) hükümete 80'li yılların başarıyla uygulanan Toplu Konut
Projesi gibi, 'Bilişim Odaklı Kalkınma Projesi' önerisinde bulundu.
O yıllarda alınan kararlarla Türkiye'nin 5 yılda 2 milyon konut üreten, 35 milyar
dolarlık yeni bir pazar oluşturduğuna dikkat çeken bilişimciler, 1.5 milyar dolarlık
Bilişim Yatırım Fonu oluşturulmasıyla aynı sürede Türkiye bilişim pazarını 10 milyar
dolarlık ihracat yapar hale getirmek istediklerini açıkladı. Bilişimciler, Dünya Bankası,
teknoloji firmaları, özel bankalar ve devlet/kalkınma bankası kanalıyla oluşturulacak
finans modeliyle bilişim sektörüne yeni bir döner sermaye sistemi oluşturmak istiyor.
Yazılım ihracatı ve teknoparklarda kullanılacak fonla 10 yılda 500 bin kişilik istihdam
hedefleniyor.
Bilgi Çağına Uyum Paketi başlığıyla hazırlanan bilişim raporu TÜBİSAD Yönetim Kurulu
Başkanı Erol Bilecik tarafından sektörün önde gelen isimlerinin katıldığı bir toplantıyla
Mövenpick Otel'de basına tanıtıldı. Başbakan Tayyip Erdoğan, bakanlıklar, üniversiteler,
ticaret odalarına gönderilecek bilişim sektörü raporunda, teknoparkların önündeki
ngellerin kaldırılması, telekomünikasyon liberalleşmesi sürecinin tamamlanması, e-imza
kanununun bir an önce çıkarılması, Başbakanlık bünyesinde kamu ve özel sektör
temsilcileri ile sivil toplum kuruluşlarından oluşacak Bilişim İcra Kurulu oluşturulması
istendi.
'En kısa sürede bilişim sanayinin kurulması ve bilişim ürenleri ihracatının
geliştirilmesi' çağrısında bulunan TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilecik, eğitimden
sağlık ve güvenliğe kadar birçok alanda çeşitli sorunlarla mücadele eden Türkiye'nin
kurtuluş reçetesini "bilişimle kalkınma vizyonu' ile sağlayabileceğine dikkat çekti.
Dünya bilişim pazarında sıçrama gerçekleştiren İrlanda'nın 2000 yılından beri izlediği
kalkınma modeli ile Avrupa'nın kişisel bilgisayarlarının 3'te birini üretir konuma
yükseldiğine dikkat çeken Bilecik, "Türkiye'yi yazılım, donanım ve telekomünikasyon
alanlarında sanayisini kurmasını ve tüketen değil, ihraç eder hale gelmesini istiyoruz.
Bunun yolu da bilişim temelli yeni bir kalkınma modelinin oluşturulmasından geçiyor." dedi.
Türkiye'nin de İrlanda, İsveç, Hindistan ve İsrail gibi ülkelerin yanında yeni bir oyuncu
olarak yer alabileceğini kaydeden Bilecik, 2.4 trilyon doları bulan dünya bilişim pazarından
pay almak için yazılım ve hizmetler sektöründeki iş fırsatlarının değerlendirilmesi
çağrısında bulundu.
Raporu hazırlayan Prof.Dr. İbrahim Kavrakoğlu ise, "Gözümüzü açalım, Amerika toplam
yatırımlarının yarısını bilişim alanına yapıyor." diyerek, bilişim alanında yapılacak
her yatırımın 10 katıyla üretim artışı, katma değer ve istihdam alanı sağlayacağını vurguladı. Kavrakoğlu, raporda Türkiye'nin ekonomik sıçrama yapması için bilişim alanında ulusal bir vizyon, iddialı hedefler oluşturması ve kapsamlı bir proje başlatması önerisinde bulunduklarını ifade etti.
Raporun takipçisi olacaklarını belirten Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan,
raporun uygulanmasıyla 2004-2005 yıllarında bilgisayar ve internet teknolojilerinin
bileşiminden oluşan bilişimin en çok büyüyen sektör haline geleceğini söyledi. Arkan,
"Birbirimizle rekabet etmek yerine, işbirliği yaparak Türkiye'yi büyütmenin ilk adımını
attık. Bugüne kadar kağıt üstünde kalan e-devlet projesinin hayata geçirilmesi için yeni
bir finans modelinin oluşturulması ve takım oyunu ile bilişimde kalkınmayı öneriyoruz."
diye konuştu.
Bilişimciler nasıl bir kalkınma modeli istiyor?
Raporla bilgisayar ve internet teknolojilerinin bileşiminden oluşan bilişim sektörü
için yeni bir fon ve döner sermaye sistemi oluşturulması isteniyor. 1.5 milyar dolarlık
bu fonla, Hindistan ve İrlanda modellerinde olduğu gibi yeni bir kalkınma modeli içinde
bilişim sektörü odaklı vizyon oluşturulması, böylece Türkiye'nin yazılım-donanım üreten ve
ihraç eden ülke haline getirilmesi hedefleniyor.
Bu modelin oluşturulması için hükümetten şu adımları atması isteniyor;
- E-dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması, e-devlet uygulamalarının talep
edilir ve kullanılır hale getirilmesi,
- Elektronik imzanın bir an önce Meclis'te ele alınarak yasalaştırılması,
- Bilişim faaliyetlerine özel teşvikler getirilmesi Teknopark Yasası'nın çıkarılması,
- İnternet üzerinden bankacılık, eğitim, eğlence olanaklarının geliştirilmesi,
- Telekom liberalizasyonunun aksamadan 1 Ocak 2004'te tamamlanması,
- Savunma sanayinde Türk bilişim sektörüne öncelik tanınması,
- Bilişim alanında eleman yetiştirilmesi, eğitimin e-eğitime dönüştürülmesi,
- İnternet kullanımının artırılması ve teşviki, servis sağlayıcıların hizmet alımının
ucuzlaştırılması.
Toplu Konut Projesi nedir?
Toplu Konut Projesi Turgut Özal başbakanlığındaki hükümetin talebi ve İstanbul Sanayi
Odası'nın desteği ile geliştirilen bir okonomik kalkınma projesi. 1984 yılında alınan bir
kararla Toplu Konut Yasası ile konut yapımına kolaylık getirilirken, İmar Mevzuatı
değiştirilip bürokrasi birleştirildi. Toplu Konut Fonu adında bir döner sermaye oluşturuldu.
Tüm bankalar konut kredisi verebilir hale getirildi. Hazine arazileri kat karşılığı satışa
çıkarıldı. Bu kararların ardından beş yılda 35 milyar dolarlık bir fon çevrilerek yaklaşık
1.8 milyon konut finanse edilerek üretildi. İnşaat sektörüne ivme kazandıran proje, demir
çelik, seramik, beyaz eşye ve tekstile kadar bir çok sektörü ayağa kaldırdı.
Özal Hükümeti'nin projesi 1988 yılında ABD'de Franz Edelman Yönetim Bilimi ödülü aldı.
Kaynak : Turk Internet.com / Fatih Uğur / 30-09-2003